Çalışanların büyük bölümü iç çatışma yaşıyor
Dijital sağlık platformu Heltia'nın verileri, çalışanların yüzde 66'sının en büyük zorluğu kendi iç dünyasında yaşadığını ortaya koydu. Kadınlar ve gençler daha yüksek duygusal yük taşıyor.
Türkiye'de 400 bini aşkın kullanıcısı bulunan kişiselleştirilmiş dijital önleyici sağlık uygulaması Heltia, çalışanların zihinsel esenlik durumunu yansıtan kapsamlı verileri açıkladı. Araştırma sonuçları, çalışanların mental açıdan en çok kendi iç dünyalarıyla kurdukları ilişkide zorlandığını gösteriyor. Genel ortalamada çalışanların yüzde 66'sı bu alanda güçlük bildirdi. Bu oran, 18-24 yaş grubundaki genç çalışanlarda yüzde 72,2 seviyesine kadar yükseliyor. Henüz kariyerlerinin başında olan bu yaş grubunun yüzde 50,4'ü sosyal çevreleriyle bağ kurmada, yüzde 38,1'i ise eğitim hayatında mental bocalama yaşadığını ifade ediyor. Eğitim sürecindeki zorluk oranının genel ortalamanın iki katını aşması, gençlerin yalnızca iş yüküyle değil, akademik ve kişisel gelişim sorumluluklarıyla da mücadele ettiğini işaret ediyor.
Karar'da yayınlanan habere göre, yaş gruplarına göre zihinsel baskının odağı değişkenlik gösteriyor. 25-34 yaş aralığında kariyer basamaklarını tırmanma, mesleki gelişim ve gelecek kaygısı zirve yapıyor; bu gruptaki çalışanların yüzde 41,1'i doğrudan kariyer kaynaklı zorlanma yaşıyor. Aynı kaygı düzeyi 55 yaş ve üzeri çalışanlarda yüzde 8,8'e kadar düşüyor. 35-44 yaş grubunda ise ebeveynlik sorumluluğu öne çıkıyor ve çalışanların yüzde 34,2'si çocuk yetiştirme süreçlerinde mental açıdan zorlandığını belirtiyor. Çocuk sahibi olmanın zihinsel yükün yönünü değiştirdiği görülüyor. Çocuk sahibi çalışanların yüzde 53,3'ü ebeveynlikte, yüzde 55,7'si aile içi ilişkilerde güçlük çekiyor. Bu grupta aile ilişkilerinde zorlananların oranı, kişinin kendisiyle ilişkisinde zorlandığını beyan eden yüzde 55,9'luk seviyeye neredeyse ulaşıyor. Romantik ilişkilerde ise tablo farklılaşıyor; çocuğu olmayan çalışanların yüzde 56,6'sı romantik bağlarında sorun yaşadığını açıklarken, çocuk sahibi olanlarda bu oran yüzde 31,3'e iniyor.
Cinsiyet bazlı analiz, kadın çalışanların ölçülen tüm alanlarda erkek meslektaşlarına kıyasla daha ağır bir duygusal yük taşıdığını ortaya koyuyor. İki cinsiyet arasındaki en belirgin fark aile ilişkilerinde görülüyor. Kadın çalışanların yüzde 49,4'ü aile ilişkilerinde zihinsel güçlük bildirdiğini vurgularken, erkeklerde bu oran yüzde 35'te kalıyor ve aradaki fark 14,4 puana çıkıyor. Hayatında herhangi bir alanda zorlanmadığını ifade edenlerin oranı da bu tabloyu destekliyor; erkek çalışanların yüzde 5,7'si hiçbir konuda zorlanmadığını kaydederken, kadınlarda bu oran yüzde 2,1 seviyesinde kalıyor. Heltia Kurucusu ve İcra Kurulu Başkanı Alperen Adikti, verilerin çalışan esenliğine bütüncül bakılması gerektiğini gösterdiğini belirtti. Adikti,
Her üç çalışandan ikisinin kendisiyle ilişkisinde zorlandığını ifade etmesi, çalışan esenliğini yalnızca iş yerinde yaşanan stres, iş yükü veya kariyer kaygıları üzerinden değerlendiremeyeceğimizi gösteriyor. Öte yandan, kariyerinin başındaki genç bir profesyonelin yaşadığı güçlüklerle ebeveynlik sorumluluklarını üstlenen bir çalışanın ihtiyaçları aynı değil. Bu nedenle kurumların, çalışan esenliğine yaklaşırken herkese aynı çözümü sunmak yerine farklı yaşam dönemlerini ve bireysel ihtiyaçları dikkate almaları gerekiyor.
TürkAta Haber Ajansı
Kıbrıs Gündemi