Kıbrıs'ta Doğu Ortodoks Kilisesi: Tarih, İnanç ve İzler
Görsel: Dickelbers / Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0
Havari Barnabas'ın kurduğu Kıbrıs Kilisesi'nin bağımsızlık mücadelesini, inanç esaslarını ve adadaki izlerini keşfedin.
Kıbrıs, Doğu Ortodoks dünyasının en köklü merkezlerinden biridir. Adanın Hristiyanlıkla tanışması, havariler Barnabas ve Pavlos'un vaazlarıyla başlar. Bu süreç, Kıbrıs'ı Hristiyanlarca yönetilen ilk bölge haline getirmiş ve bugün bağımsız bir Ortodoks kilisesi olan Kıbrıs Kilisesi'nin temellerini atmıştır. İlk kurucusu ve koruyucusu kabul edilen havari Barnabas'ın mirası, yüzyıllar boyunca adanın dini ve kültürel dokusunu şekillendirmiştir.
Kıbrıs Kilisesi'nin Bağımsızlık Yolculuğu
Kıbrıs Kilisesi, kuruluşundan itibaren önemli bir ayrıcalığa sahip olmuştur. 431 yılında toplanan Birinci Efes Konsili ile Antakya Patrikhanesi'nden bağımsız olduğu ilan edilen kilise, bu statüsünü 478 yılında Roma İmparatoru Zeno'nun onayıyla da resmileştirmiştir. Bu bağımsızlık, Kıbrıs Kilisesi'ni Doğu Ortodoks dünyasında ayrıcalıklı bir konuma taşımıştır.
7. yüzyılda Arap akınları nedeniyle başpiskoposluk makamı adadan ayrılmak zorunda kalmış, günümüzdeki Erdek yakınlarında Nova Justiniana adlı bir yerleşim kurulmuştur. 698 yılında başpiskoposluğun Kıbrıs'a dönmesiyle bu yerleşim de kiliseye dahil edilmiş ve başpiskoposluk unvanı resmi olarak Nova Justiniania ve Tüm Kıbrıs Başpiskoposu olmuştur. Bu unvan, kilisenin tarihsel sürekliliğini ve bağımsızlığını simgeleyen önemli bir unsur olarak günümüze kadar ulaşmıştır.
İnanç Esasları ve Ortodoks Dünyasındaki Yeri
Doğu Ortodoks Kilisesi, 4. ve 8. yüzyıllar arasında toplanan Ekümenik Konsillerin kararlarını kabul eden bir Hristiyan mezhebidir. Ortodoks kelimesi, Yunanca orthos (doğru) ve doksa (inanç) sözcüklerinin birleşiminden oluşur ve doğru inanç anlamına gelir. Bu inanç sisteminde İsa'nın hem insani hem de tanrısal doğası kabul edilir; Meryem, Tanrı Doğuran anlamına gelen Theotokos olarak anılır. Kutsal Ruh'un yalnızca Baba'dan çıktığına inanılır; bu nokta, Katolik Kilisesi ile aralarındaki temel ayrılık noktalarından biridir.
Ortodoks Kilisesi, her ülkede ayrı örgütlenmiş bağımsız kiliselerden oluşur. Her bağımsız kilisenin başında bir başpiskopos bulunur ve bu başpiskopos, kendi piskoposlarını seçerek Kutsal Sinod adı verilen meclis ile bölgelerdeki metropolit ve piskoposları yönetir. Kıbrıs Kilisesi de bu bağımsız kiliselerden biridir ve Doğu Ortodoks Kilisesi'ni oluşturan başlıca kiliseler arasında yer alır. Ortodokslukta patriklerin veya piskoposların yanılmazlık özelliği yoktur; bu da kilisenin yapısını Katoliklikten ayıran önemli bir özelliktir.
Kıbrıs Kilisesi'nin İdari Yapısı ve Metropolitlikleri
Kıbrıs Kilisesi'nin başı başpiskopostur ve makamı Lefkoşa'dadır. Günümüzde kilisenin başında Başpiskopos III. Yorgos bulunmaktadır. Başpiskoposluğa bağlı 9 metropolit ve 4'ü titular olmak üzere 7 piskopos görev yapmaktadır. Kilisenin idari yapısı, adanın tarihi ve coğrafi bölgelerine göre düzenlenmiştir.
Metropolitlikler arasında Baf, Kition (Larnaka), Girne, Limasol, Omorfo, Mağusa, Cikko-Dillirga, Tamasos-Orini ve Trimitudos yer alır. Özellikle Girne ve Omorfo metropolitlikleri, günümüzde ikametgahlarını farklı bölgelere taşımış olsa da tarihi bölgelerini kapsamaya devam etmektedir. Piskoposluklar ise Karpaz, Arsinoe, Amasus, Ledra, Kitrea, Neapoli ve Mesarya'yı kapsar. Ledra, Kitrea, Neapoli ve Mesarya piskoposlukları 2000'li yıllarda unvan olarak oluşturulmuştur.
Tarihi Dönüşümler ve Günümüze Etkileri
Kıbrıs Kilisesi, tarihi boyunca pek çok dönüşüm yaşamıştır. Kıbrıs Krallığı döneminde Katolik Kilisesi'nin etkisiyle piskopos sayısı 14'ten 4'e düşürülmüş, 1260 yılında Papa IV. Alexander'ın Bulla Cypria fermanı ile Ortodoks Kilisesi Katolik Kilisesi'ne bağlanmıştır. Bu durum, Osmanlı İmparatorluğu'nun Kıbrıs'ı ele geçirmesiyle sona ermiş; Katolik Kilisesi'nin etkinlikleri kısıtlanmış ve Ortodoks Kilisesi'nin geleneksel yetkileri restore edilmiştir. Osmanlı yönetimi, Kıbrıs Başpiskoposu'nu Kıbrıs Rum cemaatinin lideri olarak kabul etmiştir.
19. yüzyılda kilise, Yunan milliyetçiliğini benimsemiş ve 1821 Yunan Bağımsızlık Savaşı'na destek vermiştir. Bu dönemde dönemin başpiskoposu Kiprianos ve diğer piskoposlar, yüzlerce kişiyle birlikte idam edilmiştir. İngiliz idaresi döneminde ise kilise, enosis için lobi çalışmalarına ön ayak olmuş ve EOKA'nın başlattığı mücadelenin sivil liderliğini üstlenmiştir. 1974 sonrası dönemde kilise, pek çok mal varlığını kaybetmiş; kilise malları imha edilmiş veya ülke dışına kaçırılmıştır. Günümüzde kilise, kaybolan eserlerin iadesi ve kilise mallarına erişim konularında çalışmalarını sürdürmektedir.
Kıbrıs'ı gezerken karşınıza çıkacak pek çok kilise ve manastır, bu köklü tarihin izlerini taşır. Lefkoşa'daki başpiskoposluk makamı, Cikko Manastırı ve Maşera Manastırı gibi önemli dini merkezler, Doğu Ortodoks inancının adadaki canlılığını gözler önüne serer. Bu yapılar, hem inanç turizmi hem de kültürel miras açısından Kıbrıs'ın vazgeçilmez duraklarıdır.
Kaynak: tr.wikipedia.org, tr.wikipedia.org
Görsel: Dickelbers, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0
THA - TürkAta Haber Ajansı