İçeriğe geç
  • Dolar 49,3979 ▲ %0,03
  • Euro 55,6494 ▼ %0,18
  • Sterlin 65,3956 ▼ %0,16
  • Gram Altın 6.644,78 ▲ %1,51
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,37 ▲ %2,79
  • Bitcoin 4.081.749 ▲ %0,16
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

KKTC Gündem

Üstel: Türkiye'yi adadan uzaklaştırma senaryolarına sessiz kalmamız beklenemez

Görsel: kibrisgenctv.com

Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, Türkiye'yi adadan uzaklaştırma, Türk askerini hedef hâline getirme ve KKTC'yi yok saymaya yönelik senaryolar karşısında sessiz kalmayacaklarını belirterek, "Bizim için devletimize sahip çıkmak, seçim dönemlerinde hatırlanacak bir slogan değildir" dedi.

Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs'ta yaşanan gelişmelere ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Üstel, Türkiye'nin adadan uzaklaştırılması, Türk askerinin hedef alınması ve KKTC'nin yok sayılmasına yönelik senaryolara karşı tepkisiz kalınmayacağını ifade etti. Bu tür girişimler karşısında devletine sahip çıkmanın seçim dönemlerine özgü bir söylem olmadığını, özgürlük, güvenlik ve geleceğin temel sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Üstel, Kıbrıs meselesinde kritik ve tehlikeli bir dönemden geçildiğine dikkati çekerek, İsrail ve Yunanistan'ın KKTC'ye yönelik saldırı ihtimalinin açıkça dile getirildiği bu süreçte birlik ve beraberliğin önemine işaret etti. KKTC ile Anavatan Türkiye Cumhuriyeti'ne sahip çıkılması gerektiğini belirten Üstel, Rumlarla birleşmeyi varlık sebebi olarak görenlere devletin ve geleceğin teslim edilmemesi gerektiğini söyledi.

Açıklamasında Yunanistan'da emekli bir komutanın televizyonda İsrail'in KKTC'deki Türk askeri hedeflerine saldırabileceğini öne sürdüğünü aktaran Üstel, bu kişinin Kıbrıs'ın NATO dışında olması nedeniyle bunun bir NATO üyesine saldırı sayılmayacağını ve Türkiye'nin İsrail'e karşı bir şey yapamayacağını iddia ettiğini kaydetti. Rum-Yunan medyasındaki bazı analizlerde ise İsrail'in KKTC'ye saldırısına Yunan ordusunun destek vereceği ve Türkiye'nin Kıbrıs'tan çıkarılacağı hayalinin kurulduğunu ifade etti.

Bu açıklamaların resmî bir saldırı kararının kanıtı olmadığını ancak Türk askerine saldırılmasını ve Türkiye'nin Kıbrıs'tan çıkarılmasını tartışmaya açan zihniyetin tehlikeli boyutunu gösterdiğini belirten Üstel, Rum bir Avrupa Parlamentosu üyesinin 'Mavi Vatan bizimdir' diyecek kadar ileri gittiğini söyledi. Kıbrıs Türkü'nün haklarını yok saymakla yetinmeyenlerin, Türkiye'nin denizlerdeki hak ve çıkarlarını da siyasi hırslarına kurban edebileceklerini sandıklarını ifade eden Üstel, Avrupa Parlamentosu kürsüsünden yapılan bu açıklamaların uzlaşma arayışını değil, Doğu Akdeniz'i yalnızca kendilerine ait görme anlayışını yansıttığını kaydetti.

Türkiye'yi adadan uzaklaştırmak, Türk askerini hedef hâline getirmek ve KKTC'yi yok saymak üzerine kurulan senaryolar karşısında sessiz kalmalarının beklenemeyeceğini vurgulayan Üstel, ABD, Fransa ve İsrail'in Rum-Yunan ikilisiyle geliştirdiği askeri ilişkilerin, silahlandırmanın ve siyasi desteğin bölgede hangi hesaplara hizmet ettiğinin sorgulanması gerektiğini belirtti. Değerlendirmelerinin açık olduğunu ifade eden Üstel, kendi çıkarları için Rum-Yunan ikilisini silahlandıran ve cesaretlendirenlerin, onların uzlaşmaz ve rövanşist siyasetini de kışkırttığını söyledi.

Bazı çevrelerin Kıbrıs konusunda Kıbrıs Türkü ile Anavatan Türkiye'ye zarar verme hesapları içinde olduğunu belirten Üstel, bu sürecin doğru okunması gerektiğini ifade etti. Spekülasyonlara, karalamalara ve Türkiye ile aralarına mesafe koymayı amaçlayan söylemlere kulak vermeden, Türkiye ile birlikte yaklaşan tehlikeyi başarıyla atlatmak için doğru kararlar alınması gerektiğini kaydetti.

İç siyasi rekabetin ve projelerin önemli olduğunu ancak asıl mücadelenin Rum siyasi tarafının uzlaşmaz, rövanşist ve gerçekçi olmayan tutumu nedeniyle sürdürülmek zorunda olunan özgürlük, güvenlik, egemenlik ve uluslararası alanda hak edilen yeri alma mücadelesi olduğunu belirten Üstel, bu mücadelenin bitmediğini söyledi. Devletin varlığını geçici sayan, egemenliği reddeden ve Türkiye'nin adadaki varlığını ortadan kaldırmayı hedefleyen anlayış ortada dururken, geleceğin yalnızca iyi niyet sözlerine bağlanamayacağını ifade etti.

Üstel, devlete sahip çıkmanın seçim dönemlerinde hatırlanacak bir slogan olmadığını, özgürlüğün, güvenliğin ve geleceğin temel sorumluluğu olduğunu yineledi. Ulusal Birlik Partisi olarak tarihi misyonlarının, Kıbrıs Türk halkının bu adada özgür, egemen ve güven içinde, kendi demokratik, çağdaş ve kalkınmış devletinin çatısı altında yaşamasını sağlamak; Anavatan Türkiye ile birlikte yürümek ve kardeşlik bağlarını en ileri noktaya taşımak olduğunu belirtti. Bu dönemde doğru karar vermenin yalnızca bugünü değil, çocukların ve torunların hangi şartlarda yaşayacağını da belirleyeceğini ifade eden Üstel, bunca mücadelenin, fedakarlığın ve kazanımın belirsiz, popülist seçim vaatleri uğruna tehlikeye atılmaması gerektiğini sözlerine ekledi.

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…